24 Haziran’dan önce SUT sürecinin tamamlanması konusunda elimizden gelen çabayı ortaya koyacağız

OHSAD Kurultayı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu’nın 22 Nisan Pazar günü teşrifleri ile devam eden 9. OHSAD Kurultayında OHSAD Başkanı Dr. Reşat Bahat, konuşma yaptı. Sağlık Bakanı Eski Müsteşar Yardımcısı Hüseyin Çelik’in 2023 Sağlık Politikaları Vizyonu rapor sunumunun ardından Bakan Jülide Sarıeroğlu konuşma yaptı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu konuşması:
Üç gündür devam eden OHSAD Kurultayı programına katılmaktan dolayı memnuniyetimi ifade ederim. Cuma günü itibari ile 24 Nisan ile ilgili kararın alınması dolayısı ile bugün burada olabildik. Bu gün görüşülmesi söz konusu idi.
Özellikle sağlık hizmetinin vatandaşlarımıza ulaştırılmasında bize yol arkadaşı olduğunu düşündüğümüz, Sosyal Güvenlik Kurumu olarak öncelediğimiz ve ortak çalışmalar yaptığımız siz kıymetli özel sağlık sektörü temsilcileri ile bir arada olmak çok önemli. Kongrenin başlığı olan “ortak çözüm” benim için çok önemli bir ifade. Çalışma Bakanlığı olarak göreve geldiğimiz günden itibaren işçi sendikalarımız, işveren kuruluşlarımız, meslek kuruluşlarımızla çok paydaşı olan bir kuruluşuz.

İlk göreve geldiğimiz andan itibaren çalışma hayatı, istihdam, işsizlik, sosyal politikalar konusu zaten uzmanlık alanımız olduğu için bunlarla ilgili yoğun bir mesai harcadık. Sağlık alanı bana yabancı bir alandı, çok ders çalıştık. 9 aydır arkadaşlarımızla birlikte üzerinde en çok çalıştığımız konu sağlık oldu.

Bizler biliyoruz ki, sektörün en önemli gündem maddelerinden bir sağlığın finansmanı. Bu konuda yolunuzu açmak ve sizlere destek olmak üzere sadece özel sektör değil, üniversite hastanelerimizle ilgili de yoğun bir çalışma dönemindeydik. Yine Sağlık Bakanlığımızın kuruluşları ile alakalı, nitelikli işlerin daha da artırılması anlamında Bakanlığımız ile birlikte yoğun bir çalışma içindeyiz. Biliyorsunuz ki, bu konulara sadece Çalışma Bakanlığı olarak biz karar veremiyoruz, uygulamaları ortaya koyamıyoruz. Gerek sağlık hizmet sunumu gerek ilaçlarla ilgili olsun bu konularda Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine, Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı olarak ortak komisyonlarda çalışmalarımızı yürütüyoruz.

Sağlık Uygulama Tebliği ile ilgili çok güçlü bir hazırlık yaptık
Fiyat farkı alınmayan hizmetleri önceleyerek, hem Sosyal Güvenlik Kurumu hem de hizmet sağlayanlarla ilgili olarak başladı. 2007 yılından itibaren ara dönemlerde bazı kısıtlı güncellemeler olmuş. 175 konuda -ki bunun yüksek bir oranı 2017-2018 döneminde oldu- fiyatlarda bir değişiklik oldu. Bu eksiklik ve talep OHSAD ve üniversite hastaneleri ile birkaç kez biraraya geldiğimizde bize en çok gelen konu olduğundan üzerinde yoğunlaşarak çalıştığımız alan oldu. Sosyal Güvenlik Kurumu olarak çalışmamızı bitirdik. Yaklaşık 2 ay oldu. İki ay önce Sağlık Ekonomi Koordinasyon Kurumumuzda sunumumuzu da gerçekleştirdik. Birlikte çalıştığımız bakanlıklarımızın bakan ve bürokratlarının bazı görüş ve önerileri oldu. Bu bağlamda bir çalışma grubu oluşturduk. Bu çalışma grubumuz da çalışmalarını belirli bir aşamaya getirdi. Sonuçlandırmak için elimizden gelen gayreti ortaya koyacağız. İnşallah hayırlı, uğuru olur.

Sağlık Politikalarında 2023 Vizyonu başlığı da aslında ne kadar güçlü bir paydaş olduğunuzu ortaya koyuyor
Bundan dolayı memnuniyetimi dile getirmek isterim. Her şeyin başı sağlık diyen bir toplumun mensuplarıyız. Ak Parti olarak iktidara geldiğimizde de her şeyin başı sağlık dedik ve en büyük reformlarımızı sağlıkta attığımız adımlarla başlattık. Hamdolsun bugün geldiğimiz aşama beklide 2000’li yılların başında hayal dahi edemeyeceğimiz bir noktaydı. Burada tabi OHSAD’ın büyük katkısı var. Önemli bir paydaşımız. Hem Sosyal Güvenlik Kurumumuz hem de Bakanlığımızla bugüne kadar OHSAD Kurultayına Bakanlarımız gelmiş. Ben de bu geleneği bozmak istemedim. O nedenle bugün buraya katılma konusunda büyük bir gayret sarf ettik. OHSAD önemli bir paydaş olarak, güçlü bir şekilde, ortak akla ulaşma konusunda ortaya konulan diyalogla gerçekten önemli bir yol arkadaşlığı gerçekleştirdiğimiz bir derneğimiz. Yapıcı bakış açıları ve çözüm odaklı görüşleri sebebi ile OHSAD Yönetimine teşekkür ederim.

24 Haziran olarak verdiğimiz karar, biraz da iktidarımızın dışında gelişen bir durum söz konusu. Bu sürecin hayırlı olmasını temenni ediyoruz. İnşallah kısa bir süre içinde ülkemizin yeni bir hükümet sistemine geçişle birlikte kalkınmasının, gelişmesinin ve 81 milyon vatandaşımızın huzurunun, refahının daha güçlü bir şekilde temin edileceği ileri bir seviyeye ülkemizin geçeceğine inanıyoruz. Az bir zamanımız var. Gerek uluslar arası arenada gerek ülkemizde yaşanan gelişmeler gerçekten hızlı bir süreci yürütmemiz gerektiğini ortaya koyuyor. Hayırla huzur ve barış içinde, demokratik bir şekilde olacağına inanıyoruz. Bu konuda ortaya konulan çabalar kamuoyu tarafından da biliniyor. Hayırla sonuçlanacak bir süreci hep birlikte 81 milyon olarak yaşarız ve 24 Hazirandan sonra da güçlü şekilde Türkiye’nin yoluna devam etmesi konusunda gayretlerimizi tekrardan ortaya koyarız.

OHSAD Kurultayında üç gün boyunca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanımız, Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürümüz buradaydı. 12 ilimizden Sosyal Güvenlik Hizmet sağlayıcılarla ilgili süreçleri yürüten merkezlerimizin müdürleri, temsilcileri, il müdürlerimiz de sizlerle birlikteydi. Sosyal Güvenlik Kurumu olarak üç gün boyunca tartışılan, ortaya koyulan tüm görüşlerden en üst seviyede faydalanacağız. Öncelikle bunu ifade edeyim. Burada tartışılan tüm konularla ilgili kapsamlı bir şekilde raporlarımı alıp çalışmaya devam edeceğim. Buradan çıkan sonuçlarla inşallah sağlık sektörümüzün ihtiyaç, talep ve beklentilerine cevap verecek adımları atmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Özellikle sağlığa erişim, ulaşılabilirlik ve kapsam konusunda dünya ülkelerinin örnek aldığı bir sistemi inşa etmiş durumdayız. İnşallah önümüzdeki dönemde reformlarımız, yatırımlarımız, ortaya koyacağımız yeni yaklaşımlarımızla daha iyi seviyeye getirmek için gayretlerimizi sürdüreceğiz. 16 sene önce hastane kuyrukları, eczanelerde bile üçlü yapıda bir sosyal güvenlik sistemimiz vardı. SSK, Bağkur ve Emekli Sandığı. Herkesin ayrı şekilde hizmet aldığı, adil olmayan, eşitlik ilkesine de aykırı bir durum söz konusuydu. Her şeyden önemlisi bu eşitsiz durumu ortadan kaldırdık. Üç sigorta kolu arasında tek çatı uygulaması ile birlikte vatandaşlarımızın aynı hizmetleri, aynı kalitede ve aynı erişilebilirlikle almasına imkan sağlayan düzenlemeleri yaptık. 2002 öncesinde hastanelerimizin içler acısı bir durumu vardı. Hasta girilip daha hasta çıkıldığına dair televizyon programlarında mizah konusu olabilecek bir Türkiye profili vardı. Hamdolsun uygulamalarımızla, nitelikli işlerle, bazı hastalıkların tedavisinde artık dünya çapında doktorlarımız var, böylesine önemli bir seviyeye gelmiş durumdayız.

Donanıma önem verdik. 3000’den fazla hastane inşası tamamlandı. Bugün Antalya’dayız. Çok yakın bir zamanda Antalya’da 3 hastanemizin daha inşası devam ediyor. İnşallah bunların açılışını kısa bir süre içinde gerçekleşeceğiz. Önümüzdeki dönemde 1000 yataklı şehir hastanesi başta olmak üzere 5 yeni sağlık hizmet merkezimizin de yapımı ile ilgili süreçlerimiz başlamış durumda. Hastanelerimizdeki yatak sayısını 2002’den bu yana iki katına çıkardık. 227 bin yatak kapasitesine sahibiz. Nitelikli yatak sayısını da 19 binden 127 bine çıkarmış durumdayız. Donanımlarımızı da bu anlamda güçlendiriyoruz. MR cihazı, ambulans, 112 acil istasyonlarımızın sayıları da geçmişle kıyaslanamayacak, onlarca kat daha fazla artmış durumda.

Bu süreçte sağlıkla birlikte çok ciddi bir dönüşüm yaşadık. Bu dönüşümün etkisi olarak geçmişte Sosyal Güvenlik Kurumuna gelecek güvencesi olarak ve daha çok emeklilik bağlamı ile ilgili anketlerde üst sıralarda cevaplar verilirken son ankette birinci sıradaki konu sağlıkla ilgili yapmış olduğumuz, atmış olduğumuz adımlar vatandaşımızın nezdinde birinci öncelik sırasına gelmiş durumda. Çıkan sonuçlar doğrultusunda 6 aylık yaptığımız çalışmalarda sağlıkla ilgili konulara daha da hassasiyetle yaklaşmaya başladık. Vatandaşlarımızın istek ve ihtiyaçlara kolay şekilde ulaşılabilmesi önceliğimiz. Acillerle ilgili yapmış olduğumuz düzenleme de aslında bunun uzantısı olarak yine OHSAD, hastanelerimiz ve Sağlık Bakanlığımız ile ortak olarak ortaya koyduğumuz bir bakış açısı.

Bugün dünyada örnek gösterilen rol model alınan genel sağlık sigortası uygulamasını hayata geçirdik. Vatandaşının tamamını şemsiyesi altında sağlık güvencesi sağlayan bir sosyal güvenlik sistemi olarak hiçbir örnek yok. 7,5 milyon vatandaşımızın genel sağlık sigortası primini devlet olarak biz karşılıyoruz. Diğer taraftan 60 TL gibi bir oran ile tüm sağlık hizmetlerinden vatandaşlarımızın yararlanabilmesi ile ilgili hiçbir dünya ülkesinde olmayan bir uygulamayı hayata geçirmiş durumdayız.

Bugün 1441 özel sağlık hizmet sunucusu ile sözleşmemiz var. Toplamda 2400 sağlık hizmet sunucusu ile işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz. Vatandaşlarımıza 24 saat kesintisiz olarak sağlık hizmeti veriyoruz. Bu bağlamda MEDULA sistemimiz de iyi bir uygulama örneğidir. Sağlık hizmetlerinin 29900 eczanemiz, birlikte 18540 medikal eczane, 2100 medikal marketimiz, 6037 optik konusunda hizmet aldığımız sağlık sunucusu ile birlikte toplamda 55000’lik bir aile olarak 81 milyon vatandaşımızın hep birlikte hizmetindeyiz.

Günlük provizyon sayımız 2-2,5 milyona ulaşmış durumda. Bu neredeyse bir ülkenin nüfusuna eşdeğer. Türkiye olarak günde 2,5 milyon vatandaşımızın hastanelerdeki provizyon rakamlarına ulaşmış durumdayız. Eczanelerimizde reçete başvurularımız günlük 1,8 milyona ulaşmış durumda. Bu, Türkiye’nin aslında ne kadar büyüdüğünün, ne kadar geliştiğinin de temel bir göstergesi. 55000’lik bir aile olarak bu devasa yapıyı oluşturmak ayrı bir maharet, yönetmek ayrı bir incelik istiyor.

Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünden Mustafa Bey (Özderyol) burada. Tabi ki bu ekibin başı Selim Bey (Bağlı) uzun yıllardın tüm sistemin aksayan, eksik yönlerinin düzelmesi ile ilgili alarak hem Müsteşar Yardımcılığı döneminde hem de SGK Başkanlığı döneminde yine bizden önceki Bakanlarımız çok büyük çaba sarf etmiş durumdalar. Sağlık Bakanlığını ile de iki güçlü paydaşız. Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığını bir elmanın iki yarısı olarak değerlendirmek gerekiyor.

Sürdürülebilirlik anlamında en ufak bir sıkıntımız yok. Sağlık ile ilgili bir konuyu bir maliyet unsuru olarak görmüyoruz. Maliyet unsuru olarak görseydik zaten bu adımları atmazdık ve önümüzdeki döneme ilişkin de bu güçlü planlamaları yapamazdık. Bu bağlamda güçlü ve sürdürülebilir bir aktüeryal yapımız var. Kendisini döndüren bir sistemi oluşturmuş durumdayız. 16 sene önce atılan tüm hatalı ve olumsuz adımlara rağmen şu anda Türkiye’nin güçlü adımlar atmasını engelleyici bir durum söz konusu değil. Sağlıkla ilgili güçlü adımlarımızı atmaya devam edeceğiz.

2007 yılından itibaren özel sağlık sunucularımız ile sağlık hizmeti satın almaya başladık. Bu sayede özel sağlık hizmeti sunucularımızın sağlık hizmeti noktasında kamunun üzerinden büyük bir yükü de paylaştığını, hizmet sunma anlamında önemli bir görevi birlikte ifa ettiğimizi ifade etmem gerekiyor. Sektörün bu çalışmalarının, gayretlerinin taktire şayan bir durum olduğunu ifade etmek istiyorum. Ağırlığı, niceliği ve niteliği ile birlikte altyapısını da mali yapısını da güçlendiren bir sektör var. Tüm bu hizmetlerin sunumunda MEDULA sistemi önemli.

MEDULA sisteminin yabancı ülkelerin gittikçe ilgisini çektiğini, ayda bir kez en az bu konu ile ilgili bilgi paylaşımı talebi alıyoruz. En son Azerbaycan ve Özbekistan ile görüşmeler yaptık. Tüm işlemlerin elektronik ortamda yapılması ile çok hızlı işleyen bir sistem söz konusu. Bunlar kolaylaştırıcı. Diğer taraftan geri ödemeleri de daha hızlı, daha kısa sürelerde yapmamızı sağlayan ve bizlere emek ve zaman tasarrufu sağlayan önemli bir sistem. Sistem üzerinden elde ettiğimiz verilerle artık risk analizlerimizi gerçekleştiriyoruz. Bu da sosyal güvenlik kurumu açısından önemli. Bazen medyada sektörü de aslında haksız yere suçlayıcı durumlar oluyor. Her sektörde işini iyi yapan da suistimal eden de oluyor. Bu kötü örneklerin tüm sektöre mal edilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu bakış açımızı iyi niyetli olarak sürdürüyoruz. Bu anlamda kuşkusuz denetimler önemli. OHSAD gibi derneklerimizle yol arkadaşlığı, paydaşlık ve güçlü işbirliğinin de bu kötü örneklerin aralardan ayıklanması açısından önemli olduğuna inanıyoruz.

Artık yazılımlarımız, biyometrik kimlik kontroli gibi sistemlerimiz var. Bunlar da istismarları, suistimalleri önümüzdeki dönemde daha güçlü bir şekilde engelleyecek. SUT fiyatlarından bahsettik. Son 12 yıllık süreçte artış yapılmaksızın sektörün de yoğun gayreti, fedakarlığı, özverisi ile yürütülen bir sistemimiz var. 2016-2017 yılları arasında 127 adet, 2018’de de 8 adet olmak üzere toplamda 135 SUT değişikliği gerçekleştirmişiz.

Acil haller nedeni ile sağlık hizmet sunucuları ile ilgili tanımda bir değişiklik yaptık
Burada hastanın stabil hale gelinceye kadar acil sağlık hizmetlerinden faydalanması ile alakalı bir düzenleme, belki bu tanım boşluğunu da giderici bir düzenleme oldu. Bu anlamda her kesimi rahatlatan, vatandaşlarımızın da aslında lehine olan bir durumu ortaya koyduk.

Evde bakım hizmeti sunumu hakkında yönetmeliğimiz kapsamında hizmet veren merkez veya birimler tarafından düzenlenen reçete bedellerinin kurumumuzca karşılanmasına yönelik de yeni bir düzenlememiz hayata geçti. Yine bizim dönemimizde evde hemodiyaliz ile ilgili kolaylaştırıcı, rapor şartlarında bazı imkanları ortaya koyduk. Bunların da son dönemlerde yaptığımız iyileştirmeler olduğunu ifade etmek isterim.

2018 yılı sözleşmemizi çok yeni nihayetlendirdik. Sektör temsilcilerimiz, kurum yöneticilerimizin tam mutabakatıyla oluşturduğumuz bir protokol oldu. Önceki yıllarda yaşanan bazı sorunların da çözümüne yönelik bu dönemde önemli adımlar attık. Özellikle ceza ve fesih koşulları konusunun her defasında gündeme getirilen bir mesele olduğunu biliyorum. Bu düzenlememizi de sektörden gelen taleplerle gerçekleştirmiş durumdayız. Yine işlem bedeli ve ceza arasında bir orantısızlık olduğu ile ilgili bizlere çokça şikayetler ve geri bildirimler geliyordu. Bu anlamda ceza maddeleri ile ilgili yeni düzenlemeler gerçekleştirdik. Sözleşme uyuşmazlıklarından kaynaklanan ve yargıya gitmeden uzlaşı sağlamak amacı ile sağlık hizmeti sunucularının tahkime başvurabilmeleri ile alakalı olarak yeni bir hüküm de artık protokolümüzde yer alıyor. Daha önce süresi içinde sözleşme imzalamadığı için sözleşmesi feshedilen sağlık hizmet sunucularımız vardı. Artık bunun da şartları yerine getirmesi halinde yeniden sözleşme yapma imkanı ile bu süreçle ilgili yeni bir dönemi başlatmış olduk. Kuruma borcu olanlar sözleşme imzalayamıyorlardı. Sözleşmeleri yenilenmiyordu. Bu bağlamda, borçlarla ilgili yeniden yapılandırma imkanı getirerek bu sözleşmelerin yenilenmesi ile ilgili de bir imkan ortaya koymuş olduk. Bugün itibari ile 1441 özel sağlık hizmet sunucusu ile sözleşmemiz yürürlüktedir.

2017 yılında tüm hastanelere başvuran sayısı 68 milyonun bugün özel sağlık hizmeti sunucularına toplamda 29 bin kişi müracaat etmiş. Tüm hastanelerden aldığımız provizyon sayısı 519 milyon adet. Özel sağlık hizmeti sunucularının almış olduğu provizyon da bir yıl içinde 82 milyon adet olmuş. Bu rakam da oldukça dikkat çekici. Sosyal Güvenlik Kurumu olarak 2017 yılında toplam harcama bedelimiz 77 Milyar TL. Bu bütçelerimizi, imkanlarımızı güçlü ve büyük Türkiye olarak, hem koruyu hem önleyici sağlık hizmetleri ile birlikte yeni yaklaşımlarla daha da arttırabiliriz inşallah. Sağlıkla ilgili 77 milyar liralık sağlık harcamamızın vatandaşımıza vermiş oldukları hizmetler karşılığında 9,8 milyarı özel sektöre aktardığımız rakam. Yaptığımız harcamaları, oluşturduğumuz bütçeleri hiçbir zaman bir maliyet unsuru olarak görmedik. Vatandaşlarımızın sağlığını her şeyden üstte tutuyoruz. İmkanlarımızı vatandaşlarımıza daha iyi hizmet sunmak ve her alanda Türkiye’nin iddia sahibi olduğu bir dönemde, sağlık turizmi ile ilgili atılım içinde olduğumuz bir dönemde vatandaşımızın en ufak bir mağduriyet yaşamaması birinci öncelik. Bu nedenle tüm imkanlarımızı bugüne kadar nasıl seferber ettiysek bundan sonra da edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu alanda çok büyük hassasiyeti var. İstanbul’da da Sağlık Bakanlığımızın üç gündür uluslararası bir kongresi vardı. Geleneksel tıp yöntemlerine ilişkin olarak, bunlarla ilgili de Sağlık Bakanlığı ile görüştüğümüzde Sosyal Güvenlik Kurumu olarak her türlü oluşacak maliyetle ilgili elimizi taşın altına koymaya hazırız. Yeter ki vatandaşlarımızın geleceğe sağlıklı bir şekilde ulaşması için yeni atılımlar yapılabilsin.

Türkiye büyüyor, gelişiyor. Her konuda iddia sahibiyiz. Geçmiş 16 senede sağlıktan turizme, işgücü piyasalarından inşaata, karayollarından demiryollarına yatırım alanları ile alakalı olarak her alanda çok önemli başarı hikayeleri yazdık. Önümüzdeki dönemde daha da perçinleyerek daha ileri seviyelere getireceğiz. 16 senede birinci önceliğimiz olarak sağlık, eğitim ve istihdam konusu bizler için kıymetli alanlar. Atılımlar yaptığımız, devrim niteliğinde düzenlemeler yaptığımız alanlar. Bu alanlarda daha iyisine ulaşmak temel hedefimiz. Artık 7,4 oranında büyümüş bir Türkiye var. Bu büyümenin etkisini her alana yansıtma konusunda bir kararlılığımız söz konusu.

Planlama ve finansman arasındayız dediniz. Bu süreçlerde rahatlatıcı, ön açıcı, sektörün gelişmesini sağlayıcı bir bakış açısını Sosyal Güvenlik Kurumu olarak bugüne kadar ortaya koyduk, bundan sonra da koymaya devam edeceğiz. İlgili kurum ve kuruluşlarımızın olduğu kurum ve kuruluşlarımızda bu bakış açımızı yansıtıyoruz. Bu bağlamda 9 aylık bakanlık dönemimde en çok sağlık alanında Sağlık Uygulama Tebliği konularında yaptığımız çalışmalarda… Taşeron konusu da bu arada benim için çok kıymetli, büyük bir titizlikle mesai harcadığımız bir alandı. Ama bu SUT konusunu çok önemsediğimin altını çizmek istiyorum. Sayın Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız konuyu yakından takip ediyorlar. İnşallah 24 Haziran’dan önce de bu sürecin tamamlanması konusunda elimizden gelen çabayı ortaya koyacağız. Başladığımız işi yarım bırakmamamız gerekiyor. İlk sunumlarımızı gerçekleştirdik. Sağlık Bakanlığımızın birkaç önerisi vardı. Onları da çalışıyoruz. Onları da inşallah aşacağız diyorum. Her şey sonuçta Türkiye için, 81 milyon vatandaşımız için. Bu uygulamalarda yapacağımız fiyat düzenlemeleri ile özel sektörün de üniversite hastanelerinin de kafası rahat olacak, vatandaşlarımızın daha iyi sağlık hizmeti almasına olanak sağlayacak. Aynı şekilde Sağlık Bakanlığımız da bu fiyatlandırmalarla daha yeni bir süreci başlatmış olacak. Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerimizde nitelikle işlerin artmasını istiyoruz. Tüm istatistikler elimizde.

TÜİK verilerine göre vatandaşı en mutlu eden başlık da “sağlık” olarak ortaya konuyor, ikinci olarak ise “inanç” konusu çıkıyor. Bu bağlamda bilimsel verileri de vatandaşlarımızın önceliğini, ihtiyaçlarını ve beklentilerini de yakından takip ediyoruz. Bu beklentilere bir taraftan hizmet sunucularımız diğer taraftan hizmeti alanlar olarak dengeyi güçlü bir şekilde her iki tarafın memnuniyetinden yana kurmamız gerekiyor. Bunun bilincinde ve farkındayız. İnşallah bu toplantılardan çıkacak diğer konularla ilgili başlıkları da sonraki dönemlerde birlikte, bir masa etrafında oturup, istişare edip, altlarını doldurarak çalışma yapmaya, yeni açılımlar ortaya koymaya devam edeceğiz. Bu anlamda uygulamaya koyduğumuz teşviklerin de sektör açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

İstihdam konusu ile ilgili de biliyorsunuz yarın itibari ile tüm Türkiye’de billbordlara çıkacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde “Artı iki istihdam” diyoruz. Konumuz sağlık ama Türkiye’nin önemli gündem maddelerinden bir tanesi de istihdam, işsizlikle mücadele. Bu kadar özel sağlık hizmet sunucusunu da bir arada bulmuşken bu anlamda da beklentimizi ifade etmem gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2017 yılında güçlü bir performans ortaya koyduk. 1,5 milyon vatandaşımıza ek istihdam sağladık. Bu sene artı iki istihdam diye yolumuza devam ediyoruz.